Loading...
Refet Ali YalçınSayı 1

Akvaryum Hobisi

Çevrenizdeki kişilerle sohbet ettiğinizde konu akvaryuma gelince görürsünüz ki hemen herkes ya akvaryum ile ilgilenmiştir ya da ilgilenen bir tanıdığı vardır. Ülkemizde bu kadar iyi bilinen bir hobinin ne kadar uçsuz bucaksız, ne kadar bilimsel bir hobi olduğunu acaba kaç kişi biliyor? Çoğumuzun akvaryum hobisine başlama sebepleri arasında; doğduğumuzda evde akvaryum olması, bir canlıya sahip olma isteği, ebeveynlerin çocuklarına sorumluluk vermek istemesi ile akvaryumun görüntüsünün hoşa gitmesi ve insana huzur vermesi yatıyor. Bu genel başlama sebeplerini pek çoğunu başka hobiler, başka canlılar ve daha pek çok şey karşılayabilir. Bu yüzden dışarıdan bakan bir insan akvaryum hobicilerinin bu işle neden bu kadar uğraştığını haklı olarak anlayamaz.

Bu işin neden bağımlılık yaptığını anlatmak da bizim görevimiz. Aşağıda bulunan fotoğraflar ülkemiz hobicilerinin canlıları veya akvaryumlarıdır. Bu işi layıkıyla yapan tüm hobicilerin ortak özelliği başta bu hobiyi bilmemeleridir. Okudular, sordular, öğrendiler, zaman harcadılar, emek verdiler ve hobinin keyfini doyasıya, uç noktalarda yaşadılar ve yaşıyorlar. İşte bu güzel kareler ve açıklamaları.

Bitkili bir akvaryum

Bu fotoğraf binlerce katılım yapılan, dünyanın en büyük bitkili akvaryum yarışması olan ADA’da 10.luk derecesi aldı.

 

Eğer yeşil dünya yerine, Amazon’un kahverengi sularını seviyorsanız, hobinin sizi o alanda da tatmin edeceğinden emin olabilirsiniz.

Bazıları yeşillik değil, kayalık sever. Afrika’daki Tanganyika gölünün yansıtıldığı bu biyotoplar yine ülkemiz hobicilerinden Uğur Ruşen Doğan’a ait. Üstteki akvaryumu ile yurtdışı’nda 3. lük aldı, şimdi alttakini hazırlayarak daha güzel bir biyotopa sahip olmak istiyor. Bu dev kayaları akvaryuma taşırken alacağı dereceleri değil, sadece gölün içerisini düşünüyor, basitçe bir Tanganyika gölü balığı oluyor, ve onun gözünden bu biyotopu oluşturuyor. Kaya ve su ile kendi yaşayan tablolarını yapıyor.

Deniz canlıları tatlı su canlılarından daha önce var oldukları için doğada onlardan daha fazla çeşit bulabilmek mümkün. Mercanlar ve anemonlarla dolu harika görsellikte bir tank ile denizleri evinize getirebilirsiniz. Sayın Osman Pekdemir getirmiş bile 🙂

 

 

Evet belki tatlı suda mercan yok ancak çok güzel karidesler, kervitler, ıstakozlar mevcut. Her ölçüsü 30 cm olan küçük küp bir akvaryumda bu güzel canlıları kolayca bakıp üretebilmeniz mümkün. Erkan Efe’nin fotoğrafında karidesin taşıdığı yumurtaların canlanıp gözlerinin çıktığını görebiliyoruz.

Özellikle yediğimiz balıklar yavrularına bakmayan balıklar bu nedenle ne yazık ki pek çok balık türünün yavrularına baktığı bilinmemekte. Ancak akvaryum balıklarının büyük bir kısmı sanılanın aksine yavrularına bakar. Yumurtalarını ağzında kuluçkaya yatıran şu anneye bakar mısınız? Yavrularını korumak adına 20 güne yakın süre boyunca yem yemeyen, yavruları yumurtadan tamamen çıkınca dahi hala onları bırakmayıp, bir tehlike anında ağzına geri alan şu fedakarlığa saygı duymamak mümkün mü?

Discus, “tatlı su akvaryumlarının kralı” ünvanını güzelliği kadar yavrularına gösterdiği özen ile de vermektedir. Görebildiğiniz gibi bu güzel balıklar yavrularını derilerinden salgıladıkları zengin mukoza ile onlara adeta süt verir gibi beslemekte ve büyütmektedir. Bu güzel canlıya sahip olmak, üretmek ve yavrularını büyütmek hobideki pek çok kişinin hayalidir. Doğan Uslu’nun discusları ona bu güzel zevki yaşatmış görünüyorlar.

Yazının devamında akvaryum hobicilerinden TDK’de de geçen “akvaristler” olarak bahsedilecektir. “Akvaristlik” suya birkaç balık atıp bakmaktan çok daha ötedir. Akvarist doğayı önce anlamaya daha sonra taklit etmeye çalışır; doğanın tonlarca suda yaptığını, doğaya göre yok sayılabilecek bir hacimde yapmaya çalışır. Para verip evine bir akvaryum kurdurmak, bakımlarını yaptırtmak kişiyi bir akvaryumsever yapsa da akvarist yapmaz. Akvarist; akvaryumu kendi kuran, kurmadan önce araştırmasını yaparak, daha ortada akvaryum yokken kafasında; dekoru yapan, balıkları koyan, filitrasyonu çalıştıran kişidir. İşleyen sistemin en minik ayrıntısını merak eder. Akvaristler mühendistir, sanatçıdır, emekçidir, öğrencidir. Öğrendikçe benzer malzemeleri kullanarak daha iyisini, daha eşsizini kurar; farklı dizaynlar yapar, nadir, zor şartlarda yaşayan türleri besler üretir.

Hobiciliğe başladığımızda gördüklerimizden, okuduklarımızdan büyüleniriz ve gördüğümüz örnekleri taklit etmeye çalışırız. Bunların yanında bir de pH, sertlik, amonyak gibi terimleri duyunca gözümüz korkar. Okuduklarımızdan ve üstatlardan öğrendiklerimiz doğrultusunda akvaryumlarımızda değişiklikler, yenilikler yaparız ve yavaş yavaş öğrenmeye başlarız. Bu sırada yeni başlayanlara da öğrendiklerimizi aktarmaya başlarız. Artık hobide sadece bilgi alan değil, hobiye katkı sağlayan bir hobici olmaya başlamışızdır. Bir şeyin mantığını öğrenmek çok önemli, eğer çarpmanın mantığını öğrenmeden çarpım tablosuyla yetinilirse büyük sayılar çarpılamaz, büyük sayıları çarpmak için çarpmanın mantığını anlayıp çarpım tablosunu da bilmek gerekir. Benzer şekilde de hobide ezbere davranılırsa belirli bir dar alandan çıkılamaz, o yüzden yapılan müdahaleleri ezbere yapmak yerine neden yapıldığını öğrenmeye gayret etmek gerekir. İlk başlama döneminde çok soru sormak yerine çok araştırma yapmak daha faydalıdır çünkü araştırdıkça görüleceği üzere sorulacak temel sorular zaten sorulup cevaplanmıştır.

Azot döngüsü, balık üretimi, cinsiyet gibi kavramları öğrendiğimizde bu iş bu kadar kolay mıymış, gözümde çok büyütmüşüm deriz. Tecrübelendikçe güven gelir. Bakılması, bulunması zor özel türler getittirilir, bakımı ve kurulumu zor olan biyotop, bitki ve deniz akvaryumları kurulur, yurt dışındaki yarışmalar takip edilip başlarda yarışmalardan esinlenerek benzer tatlı su, tuzlu su hatta acı su tankları kurulur. Daha sonra bu tasarım ve sistemlere yorum katarak zihnindeki dünya 5 cam arasına yansıtılır. Hobicilikten alınan tat işte asıl bu zamanlarda zirve yapar. Piyasada yüksek fiyata satılan cihazların mantığını çözüp aynı mantıkta çalışan çok daha ucuza el emeği sistemler kurulur. Kimi zaman maaşın yarısı bu sistemlere yatırılır ve ev halkına 500 liralık filtreler 50 lira, 200 liralık balıklar 20 lira olarak yansıtılır. Artık her görülen farklı canlı heyecan yaratır, akvaryumcular devamlı olarak şu tür gelecek mi, bu malzeme gelecek mi? diyerek sıkıştırmaya başlanır. Mesleki bilgiler ise akvaryum için kullanılmaya çoktan başlanmıştır bile.

Akvaryum hobisinde hobicilerin karşılaştığı iki zayıf halka vardır. Kötü niyetli satıcılar, yanlış yönlendiren hobiciler. İşin en üzücü tarafı bu iki grup bu işi düzgünce yapan pek çok kişiyi hobiden soğutur. Gerek internetten, gerek akvaryumcudan, gerek basılı kaynaklardan aldığınız bilgilerin hiçbirine tam olarak güvenmeyin. Önerilen doğruları önce bildikleriniz çerçevesinde sorgulayın, çeşitli kaynaklardan teyit edin, soru işaretleri büyürse internette forumlarda aratın veya konu açıp tartışın, sonra öneri aklınıza yatarsa kendi doğrunuz olarak benimseyip akvaryumunuzda uygulayın. Aklınıza yatmayan bir şeyi yapmayın, aksi taktirde “bilmiyorum demeyi bilmeyenlerin” veya “ticari kazanç için manipülasyon yapanların” yanlış yönlendirmelerinin kurbanı olursunuz. Kimi zaman balık & malzeme seçimi ve yönlendirmesinde satıcılar kadar alıcıların da suçu oluyor, normalde beraber yaşayamayacak balıkları akvaryumcudan birlikte olur mu diyerek sorup almaya çalışan hobici olmaz lafı üzerine gidip başka yere soruyor ve olur diyenden alıyor. Akvaryum işinde doğa ile uğraşıyoruz, doğa kanunları kişiye ve kabule göre değişmez, bir ülkede birisine ülkenin yarıdan fazlası başbakan olsun derse o kişi başbakan olur, ancak ülkenin tamamı dahi balıkların solungacı yok, akciğeri var derse, balıkların akciğeri olmuyor, balıklar yine solungaçlı oluyor. Kabul ve doğa gerçeği ile alakalı bu çok açık ama zaman zaman gözardı edilen bu önemli prensibi hiç bir zaman unutmamak gerekir.

Önüzümüzdeki sayılarda devam edecek yazı dizisinde önce akvaryumlar ile ilgili filtre tiplerini, filtreye koyulan malzemeleri, ısıtıcı – hava motoru gibi ekipmanları anlatan temel genel bilgi makalesi, ardından azot döngüsü ile ilgili daha detaylı bir yazı, sonrasında ise yeni başlayanlara önerilebilecek balıklar ile yeni başlayanlara önerilen ama aslında bakımı kolay olmayan balıklar ve 30 lt ile altı nano akvaryumlara önerilebilecekler balıklar bulunacaktır. En son örnek basit bir akvaryum kurulumu gösterilerek yazı dizisi son bulacaktır.

Keyifli hobiler.

Dr.Refet Ali YALÇIN

© Bu sitede bulunan tüm yazılar Kültür Bakanlığının 2564-7350 ISSN numarası ile koruma altındadır. Kopyalama yapılamaz, çoğaltılamaz ve kaynak gösterilse dahi yazının tamamı ya da bir kısmı yayınlanamaz.

Yazarın Diğer Yazıları


Akvaryumlarda Filtrasyon
Artemia
Suyu Yumuşatmak
Işıklandırma Seçimi
Azot Döngüsü ve Yeni Tank Sendromu
Yeni Başlayanlar İçin Balık Seçimi
Su Parametreleri
Akvaryum Seçimi ve Filitrasyon
Akvaryum Hobisi
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir