Loading...
Refet Ali YalçınSayı 2

Akvaryum Seçimi ve Filitrasyon


Yazı dizisinin ikinci bölümünde beraberiz. Bu sayıda akvaryum seçimi ve filtrasyon ile ilgili genel ve temel bilgilerden bahsedeceğiz.
İlk etapta balıklarımızı koymak için bize bir akvaryum gerekiyor. Elinizde akvaryum varsa bu yazıyı okuduktan sonra uygun olup olmadığına karar verin, mümkünse elinizdekini kullanın yoksa değiştirin. Fanuslar gibi küçük hacimler, 2 cm’den büyük balıkların içinde barınması için yeterli değildir, özellikle filtrasyonu yokken hiç değildir. Zaten bu tip kaplarda Japon Balığı, Lepistes gibi balıklar beslenemez. Olsa olsa Beta gibi labirentli dediğimiz oksijeni su üstünden alan balıklar beslenebilir. Ama bu balıklar bu küçük kaplarda çok sağlıksız ve hareketsiz olacaklardır, kötü su şartları nedeniyle ömürleri kısalacaktır.
Akvaryum seçimi konusunda önerim, yer ve maddiyat olarak uygun olan, alabileceğiniz en büyük akvaryumu almanız. Genel yargının aksine büyük akvaryumların bakımı hem daha kolaydır, hem de içindeki her türlü canlı daha çabuk gelişir ve daha sağlıklı olur. Nasıl bir kaşık tuzu bir bardağa atmak ile bir sürahiye atmak farklı tuzluluk doğurursa, balığın atıklarını 30 litreye bırakması ile 300 litreye bırakması da o şekilde farklı etki doğrurur.
Balıklar yukarı aşağı değil, sağa sola yüzdükleri için, akvaryumun boyunu ve genişliğini, yüksekliğinden daha öncelikli tutmakta fayda var. 100x30x50’lik bir akvaryumdansa 100x40x40’lık bir akvaryum daha doğru bir seçim olacaktır. Not: Boyutlamalar boy x genişlik x yükseklik sırasıyla verilir.
Akvaryumlardaki kayıt ve kuşak hem camın patlamasını hem de silikonun sızdırmasını engellemek amacıyla kullanılır. Hem akvaryumu üreten için, hem de alan için biraz daha güvenlik istenilir bir şey olduğu için ülkemizdeki akvaryumlarda neredeyse standart haline gelmişse de görsellik ve kullanışlılık azalttığı için ideal bir akvaryumda olmaması gerekir. Düzgün yapıştırılan ve uygun cam kalınlığı kullanan akvaryumlar sorunsuzca senelerce kullanılabilir.


Filtre Tipleri, Seçimi ve Malzemeleri
Filtreler akvaryumda hem karaciğer, hem böbrek hem de kalp görevi görür. Doğadaki gibi 1 ton suda 1-2 adet ufak – orta boy balık gibi düşük bir canlı yoğunluğumuz olmadığı için evlerimizdeki standart akvaryumları işler tutabilmek için filtrelere mahkumuz. Piyasada pek çok filtre türü mevcuttur, küçük akvaryumlarda (<100 litre) sünger veya iç filtre, ortalarda boylarda dış filtre, büyüklerde (>400 litre) sump sistemi önerilmektedir. Dış filtreler fiyat olarak daha pahalı olsalar da, hem akvaryum içinde az yer tutmaları (sadece giriş çıkış boruları), hem daha fazla filtre hacmi nedeniyle orta boy akvaryumlarda iç filtre yerine dış filtreyi tercih etmek daha doğru olur. Akvaryum hobisinde geriye baktığımda; yaptığım büyük hatalar genellikle malzemeye değil canlıya yatırım yapmaktan kaynaklandı, oysa ki doğrusu canlıdan önce malzemeye yatırım yapmaktır. Biz hobicilerin ortak özelliği işin başında bu işi hiç bilmemizdir, sistemi ucuz Çin mallarından kurayım, en güzel balıkları alayım diye düşününce balıkları kaybedip elimizde kötü sistemle kalırız. Başta, malzemeyi kaliteli ve besleyeceğimiz canlılar ile sisteme yönelik alıp; daha sonra canlıları almak daha doğru bir yatırım olacaktır.

Filtre tiplerini tanıyalım:
Pipo filtreler hava motoru ile çalışırlar, hava motoru ve kabarcık sesi yüzünden sesli çalışırlar, yavru çekmemesi yüzünden karides ve yavru akvaryumlarında, ucuz olması nedeniyle de çok akvaryum bulunduran üretimhane ve ithalat yapılan yerlerde tercih edilirler. Olumlu tarafları hem küçük canlıları çekmemeleri, hem de açık süngerlerinin üzerindeki mikro canlıların karides ve yavruların beslenmesine katkı sağlamasıdır ancak filtrasyon ve akıntı kapasiteleri düşük olduğu için su değişimleri aksatılmamalı ve fazla balık yükü olan akvaryumlarda 2 günde bir su değişimi yapılmayacaksa tercih edilmemelidir.

İç filtreler, pipo filtreler gibi genellikle sadece süngerden oluşurlar ve hava motoru ile değil, üzerilerindeki kendi motoruyla çalışan filtrelerdir. Hem mekanik hem biyolojik temizlik işi süngere kalmıştır. Artısı pipo filtreden daha iyi çevrim yapabilmesi, hava motoru gerektirmemesi bu nedenle çok az sesli olmasıdır. Kötü tarafı ise akvaryum içinde fazla yer kaplaması ve dış filtre kadar geniş malzeme alanı sunmamasıdır. Suda çok akıntı yaratıp balıkların yüzmesinin engellememesine dikkat edilmeli, akıntı balık türüne göre ayarlanmalıdır. Bazılarında ek bölmelerinde aktif karbon, substrat koymak için de yerler mevcuttur.

Dış filtre, dışarıdaki bir ünite ile ona akvaryumdan giden ve ondan akvaryuma gelen iki adet hortumdan oluşur. İçerisinde iç filtreye oranla çok daha geniş malzeme koymalık hacim vardır, akvaryumun dışarısında olması da bu hacmin yüzme alanından çalınmamasını ve görsel kirliliğe neden olmamasını sağlar. İç filtre ve pipo filtreye oranla temizliği çok daha uğraştırıcıdır. Filtre kovasının açılması, sepetlerle tek tek uğraşılması, contanın takılması işleri zaman alır. Ön filtre; kaba görüntüsüyle biraz görselliği düşürecek olsa da, dış filtre girişine takılarak tortuları tutması sağlanıp, haftada bir de yıkanarak, dış filtre bakım periyodunun 6 aya çekilebilmesi mümkündür. Dış filtrenin diğer olumsuz yönleri diğer filtrelere göre daha pahalı olması ve elektrik kesintilerinde sorun yaratma olasılığının diğer filtrelere göre daha yüksek olmasıdır. Dış filtredeki bakteriler devirdaim kesilince oksijensizlik çekmeye ve zaman içinde ölmeye başlar. Oksijen tükenince oksijensiz ortam bakterileri bakteri cesetlerini tüketerek üreyip, zehirli gazlar üretirler. Elektrik tekrar geldiğinde bu gazlar akvaryuma karışıp balıkları öldürebilir. Bu yüzden 4-5 saati geçen elektrik kesintilerinde dış filtre fişini çekip, elektrik gelince su çıkışını bir kovaya alarak fişi takıp, kova içindeki suyu koklamak, lağım gibi kokuyorsa filtreyi açıp komple yıkamak gereklidir.

Sump, genellikle akvaryumun altına konulan, hacmi asıl akvaryumun çeyreği civarında tutulan ve filtre olarak kullanılan başka bir akvaryumdur. Su serbest olarak üstteki akvaryumun arkasına veya altına açılan bir delik ile sumpa düşer, hazırlanan elyaf, substrat gibi malzemeler barındıran bölmelerden geçtikten sonra toplama bölümündeki pompa ile tekrar akvaryuma basılır. Malzemelerin kolay eklenip çıkarabilmesi, ısıtıcı gibi techizatların gizlenebilmesi, sumpın dış filtreye göre en büyük avantajıdır ancak ne yazık ki daha fazla yer tutar, akvaryumun altını ya da kenarını delmek gerekir, ortamda nem yapar ve seslidir. Eğer cam yanlardan delinmişse akvaryumun dışında, alttan delimişse de akvaryumun içinde sump boruları görsel sıkıntı yaratacaktır. Nemi üzeri olabildiğince kapatılarak, sesi ise durso gibi sistemlerle azaltılabilir. İri cichlidlerin bulunduğu büyük akvaryumlar ve büyük deniz akvaryumlarında dış filtreler yetersiz kalacağı için sump kullanılır. Büyük tatlı su akvaryumu yaptırırken sump yaptırıp yaptırmama konusunda çoğu kez kararsız kalınmaktadır, zira karbondioksit verilen high-tech bitkili akvaryumlarda sump, karbondoksit kaçışına neden olmaktadır. Büyük akvaryumlarda sump yaptırılıp, eğer bitkili akvaryuma geçilecekse de sump iptal edilerek dış filtre kulanılabilir. Tabi sump borularının veya boruların içine alan camdan sump kulesinin bitkilerle iyi bir şekilde gizlenmesi gerekecektir.

Hamburg filtre genellikle üreticiler, toptancılar ve bazı akvaryumcular tarafından uygulanan basit, ucuz ve çok efektif bir filtredir. Akvaryum yüksekliğindeki dev bir sünger plaka akvaryumun bir kenarına akvaryumu böler gibi veya çeyrek daire şeklinde bükülerek bir köşesine konularak, kapatılan taraftan diğer tarafa bir motor ile su gönderilme yöntemitle çalışır. Gönderilen su kadar su, süngerden geçerek motorun olduğu kısma gelir. Kocaman bir pipo filtre olarak da değerlendirebileceğimiz bu filtrenin tek ve en büyük dezavantajı akvaryumda çok fazla yer kaplamasıdır. Pipo filtrenin yavru ve karides çekmeme, hatta aksine onları besleme özelliğine sahip olmasının yanında pipo filtreden çok daha fazla sünger alanına sahip olduğu için dev akvaryumlarda, koca balıklar için bile kullanılabilir. En güzel özellği ise koy unut özelliğidir. 2-3 sene temizlik yapılmadan kullanılır. Bu arada hiçbir filtrenin su değişiminin yerine geçmediğini de burada hatırlatmak istiyorum. Filtre temizliklerini filtrenin tıkanmasına göre, su değişimini ise olabildiğince sık ve düzenli olarak yapıyoruz.

UV Sterilazatörler her ne kadar filtre olarak bilinse de, filtre değil genellikle dış filtre çıkışına bağlanan, bazen de iç filtrenin içinde monte halde gelen, suda serbest yüzen minik canlıları UV ile öldüren cihazlardır. Wattları yükseldikçe öldürebildikleri canlı çeşitiliği de artmaktadır. 5 Watt gibi düşük güçlü lambalar daha çok yosun ve tek hücreli parazitleri öldürebilirken, 18-36 watt gücündeki uv ışık kaynakları çok hücreli organizmaları da öldürebilir. Akvaryumunuzda; taşın, bitkinin üzerindeki yosunları değil, suda serbest yüzerek dış filtre tarafından çekilip uv lambaya gönderilebilen yosunları öldürürler.

Filtrelerde kullanılan ekipmanlarını tanıyalım.
Elyaf: Mekanik filitrasyon için en sık kullanılan malzemedir. Sudaki kaba pislikleri ve tortuları tutar. Biyolojik veya kimyasal değil sadece görsel bir temizlik sağlar. Deniz akvaryumlarında ufak yem parçalarını tutarak protein skimmer ile atılmasını engelleyeceği için tercih edilmez veya çok sık değiştirilmesi önerilir, tatlı suda protein skimmer olmadığı için kullanılmasının nitrat artışına bir etkisi yoktur. Suyu berraklaştırır, sadece görsel temizliğe faydası vardır, filtrelerde en kolay tıkanıp debiyi düşüren ekipmandır.
Aktif Karbon: Akvaryumdaki ilaç kalıntıları, ağır metaller, renk ve koku gibi hoşumuza gitmeyen şeyler sudan aktif karbon yardımıyla uzaklaştırılır. Aktif karbon ilk birkaç gün oldukça verimlidir, daha sonra hızla işe yaramaz hale gelir, 1 aydan sonra ise çıkartılır. Aktif karbon bir kere kullanıldıktan sonra bir daha kullanılamaz. Alırken özellikle bilinen kaliteli markaları tercih etmenizi öneririm, kalite arttıkça karbonun suya fosfat salgılaması azalır böylece akvaryumu daha az yosunlandırır.

Substrat: Akvaryumdaki bakterilerin yerleşmesi için hacmine oranla geniş alanlı olan filtredeki malzemeler arasında en önemli filtre malzemesidir. Bu ürünü kaliteli almanız çok önemlidir. Bu ürün belirli arsaya verilen kat izni gibidir. 1 litre kaliteli ürün alırsanız gökdelen izni almış olursunuz, dandik ürün alırsanız müstakil ev yapmış olursunuz. Ürüne göre belirlenen popülasyonda azot bakterileri gelir oturur, doğal olarak da işleyebildikleri amonyak, nitrit, nitrat miktarı ona göre şekillenir.
Seramik, plastik borucuklar: Filtreye gelen suyu filtrenin her köşesine eşit olarak yayma amacı ile kullanılır ancak akışın doğası nedeniyle oluşan akış profili gereği bu amaca ulaşamaz. Kimi ürünler üzerinde bakteriler için de alan bulundurur. Ben akış dağıtma amacını uygulanabilir görmüyor ve kullanmıyorum.
Mercan kırığı: Sert suyu seven balıklar için bazı hobiciler filtrelerine mercan kırığı koymaktadır. Bu mercan kırığı zaman içinde balıkların nitrifikasyondan dolayı suyu asidik tarafa çekmesine tepki olarak, yavaş yavaş çözünerek suyu tamponlar. Sert suyu seven balıklarda kumu suyu sertleştiren kalsiyum karbonatlı kum almayı ve gerekirse suya buffer eklemeyi tercih ediyorum. Filtrenin bir sepetini harcayacak kadar efektif bir malzeme değil.
Lav kayası: Substrat olarak satılıyor ancak kullanılmasını önermiyorum, birim hacminin sunduğu alan, substratın çok altında, bunun yerine substrat kullanın, substrat çok pahalı gelirse, taş kullanacağım derseniz ponza taşı kullanın.
Torf: Bu malzeme içinde çürümüş yaprak, ağaç kalıntıları gibi yapıları barındırmakta ve Diskus, Neon, Kakadu gibi Asya ve Güney Amerika’nın yumuşak suyu seven balıklar için suyu uygun duruma getirmektedir. Suda toprak kokusu ve kahverengi sarı arası bir renk yapabilmektedir.
Dış filtreyi açıp kapatıp temizlemek oldukça uğraştırıcıdır. Bu nedenle rutin bakım işlerini yapma konusunda oldukça tembel olan birisi olarak dış filtrenin tüm sepetlerine substrat koyuyorum ve 1 sene boyunca açmıyorum. Dış filtre çekiş kısmının önüne süngerli ön filtre koyarak mekanik filtrasyonu kolay değiştirilebilen bir kısıma yaptırıyorum. Ön filtre kullanmazsanız substratın etrafı tortu ile dolar ve etkisi azalır. Torf, karbon gibi şeyler kullanacağım zaman ise normalde aktif olarak tutmadığım, işe yarayacağında çıkarttığım, şelale filtre kullanıyorum

Filtrelerin hiçbirisi hiçbir zaman kapatılmamalı, 24 saat açık tutulmalıdır. Sadece ilaçlama yapıyorsanız aktif karbon gibi ilaç tutan maddeler ile, UV sterilazatör gibi ilaç maddesinin aktifliğini bozacak techizatları ilaç üreticisinin önerisine göre devre dışı bırakabilirsiniz.

Akvaryum için önemli bir diğer ekipman ısıtıcıdır. Beslediğimiz balıkların çoğu tropikal olduğu için oda sıcaklığı akvaryum için yeterli olmayacak, üstelik sabah – akşam arasındaki fark çoğu balığı rahatsız edecektir. Bu yüzden akvaryumunuzun hacmi ve akvaryumun bulunduğu ortamın sıcaklığına göre uygun güçte bir ısıtıcı alınmalıdır. En kaliteli ısıtıcı da, en kalitesizi de, aynı verimde çalışır, kaliteliyi kaliteli yapan şey termostatının güvenilir olması, camının su dışında kaldığında kırılmaması gibi önemli detaylardır. Akvaryum ısıtılmayan, soğuk depo gibi bir yerde kalmıyorsa, normal şartlarda akvaryumunuz kaç litreyse o kadar wattlık bir ısıtıcı yeterli gelecektir. Örneğin 100 litre bir akvaryuma 100 watt ısıtıcı yeterlidir, eğer 300 watt alırsanız 3 katı elektrik faturası ödemezsiniz, 100 watt isitici 3 birim zaman çalışırken, 300 watt aynı akvaryumda 1 birim saat çalışır ve faturaya etkisi aynı olur, sadece ısıtıcıyı alırken biraz daha fazla para vermiş ve akvaryumda daha iri bir ısıtıcı tutmuş olursunuz.

Akvaryum, filtrasyon ve ısıtıcıdan sonra sıra; balık, bitki kum ve dekorasyon malzemelerine geldi. İşi hobi yapan taraf ağırlıklı olarak bu seçimler oluyor. Ancak işin püf noktası bu elemanları birbirine uyumlu seçmek. Bu işe başlarken ya bir bölgeyi (ör Tanganyika’nın kayalık yapısı) ya da genellikle bir balık türü seçer (ör: Tangaynika türü Leptosoma) ona göre akvaryum kurarsınız. Bu kararlardan birini verdikten sonra, internette balık ve bölge hakkında detaylıca, pek çok kaynaktan karşılaştırarak araştırma yapınız. O bölge ve türler tecrübenize uygun mu? Hangi tip biyotopta yaşıyor, bitkilerle ile uyumlu mu, nasıl su şartları istiyor? Bunları öğrenmeden ve akvaryumu buna göre hazırlamadan canlıları almayın.
Bir sonraki sayıda pH, kH, sıcaklık gibi su parametrelerini ve yeni başlayanlar tarafından sık tercih edilen balık türlerini inceleyeceğiz.
Mutlu hobiler.

Dr.Refet Ali YALÇIN

© Bu sitede bulunan tüm yazılar Kültür Bakanlığının 2564-7350 ISSN numarası ile koruma altındadır. Kopyalama yapılamaz, çoğaltılamaz ve kaynak gösterilse dahi yazının tamamı ya da bir kısmı yayınlanamaz.

Yazarın Diğer Yazıları


Akvaryumlarda Filtrasyon
Artemia
Suyu Yumuşatmak
Işıklandırma Seçimi
Azot Döngüsü ve Yeni Tank Sendromu
Yeni Başlayanlar İçin Balık Seçimi
Su Parametreleri
Akvaryum Seçimi ve Filitrasyon
Akvaryum Hobisi
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir