Loading...
Osman ÇelikSayı 5

Kediler ve Oyun

Kediler ve Oyun

Herkese merhaba, tekrardan Evcilce’nin yeni sayısında sizlerle birlikte olmak çok güzel. Şu ana kadar dergi çıkmaya başladığından bu yana her sayı da mutlaka bir yazım yayınlandı. Açıkçası Evcilce yayın hayatına başlamadan önce editörümüz Alper Bey ile konuştuğumuzda, ona arada sırada yazılarımla bu güzel dergide yer almak için elimden geleni yapacağımı söylemiştim. Ancak içimizde bulunan hayvan sevgisi ve yaptığımız bu iş benim hissettiğimden daha kıymetli bir bağlılık oluşturuyormuş. Şimdi 5. sayımız ve yavaş yavaş 1. yılımızı geride bırakmaya hazırlanırken, ben de hiç ara vermeden yazılarımla Evcilce’de yer almaya devam ediyorum.

Bu sayımızda kedilerimizin oyun oynamaya gösterdikleri ilgi ve onlarla oynayacağımız oyunlar üzerine bir yazı hazırladım. Geçtiğimiz sayımızda davranış ve yaşam kültürlerini incelemiştik. Aslında bu çok derinlemesine araştırılacak ve bilimsel içeriği çok zengin bir konuydu. Yani aslında sadece bir makale ile yola çıkılması ne kadar doğru oldu bilmiyorum ama ben bunu denedim ve o yazıyı bitirdikten sonra mutlaka yayınlanması gerektiğini düşündüm. Bu yüzden farklı bir konu seçmedim. Seçtiğim bu zor konuyu kendi tecrübelerimden yola çıkarak tasvir ettiğim için makale olarak beni tatmin eden bir yazı oldu. Konu aslında tamamen bir kitap yazılabilecek kadar geniş bir yelpaze içeriyor. İşte bu sayı da okuyacaklarınız da tamamen geçtiğimiz sayı da yayınlanmış olan yazının bir nevi devamı olarak düşünülebilir. Çünkü davranış bilimi olarak nitelersek son yazı da ki her paragraftan başka bir makale daha çıkabilirdi. Şu an o paragraflardan biri şimdi okumakta olduğunuz yazının oluşmasını sağlıyor sevgili hayvan sever dostlarım.

Kedilerin uyumak ve mama yemek dışında kalan boş zamanlarında ihtiyacı olan en önemli aktivitelerden biri de oyun oynamaktır. Önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi her kedi türü bir karaktere sahiptir. Bir çocuğun gelişiminde oyuncakların rolü ne kadar büyükse; aynı şekilde kedilerinde ruhsal yapılarının gelişmesi ve karakterlerinin oturmasını sağlama görevini üstlenir oynadığı oyuncaklar. Onlar her türlü oyuncaktan hoşlanabilirler. Bir pet mağazasından alacağınız top, peluş oyuncak vb. materyallere bayılacakları gibi tam aksine hiç masraf yapmadan evinizde buruşturup bir top haline getirdiğiniz müsvedde kağıt topluluğu bile onların favori oyuncakları olabilir. Pet shoplardan alacağınız top ve peluş oyuncakları benimsediklerinde her boş vakitlerinde onlarla ilgilendiklerini göreceksiniz. Evde yoğun koşuşturmacaların ardından oyuncaklarını kaybettiklerinde mutlaka yenisini istiyormuş gibi size baktığı anları da yaşayacaksınız.
Bebekken sahiplendiğiniz kediniz yaklaşık 2 yıl boyunca bir çocukluk dönemi geçirir ve ona verdiğiniz her şeyle oynar. Ev kedileri yetişkinlik döneminde de oyun karakteri gösterir. Bu tamamen doğa da avlanmak yerine, ailesi ile beraber bir düzen içinde ev hayatı yaşadığından sahip olduğu enerjisini bir şekilde tüketmek için başvurduğu bir yoldur. Bir kedinin oyuncağını sahiplenmesi ve hep onunla oynaması harikulade bir durumdur. Siz ona başka bir oyuncak getirdiğinizde merak eder, koklar, iki üç pati darbesiyle bir yoklar. Sonunda bırakıp kendi oyuncağı ile oynar. Bu hareketi karakter gelişimi için çok büyük önem arz eder. Çünkü sürekli vakit geçirdiği top veya peluş oyuncağı ile ilgili kendi kafasında hayaller kurar, senaryolar üretir, kovaladıkça kovalar, koştukça koşar, enerjisini tüketir, doğası gereği yapmak zorunda olduğu koşma, kovalama gibi sporları evin içinde eğlenerek yapar.


Her şeye rağmen tek başına oynamakta bir noktadan sonra ona sıkıcı gelebilir. Bu noktada biz devreye girmeliyiz. Zaten bunu size rahatlıkla belli edecektir. Örneğin bir odadan çıkıp başka bir odaya geçtiğinizde sizi takip eder. Siz dönüp ona baktığınızda vücudunu kabartır, kendini büyük gösterir ve gözlerini sizden ayırmadan geri geri adımlar. Bu onun size “ben yakalamaca oynamak istiyorum” dediği andır. O anlarda en az 2-3 dk. onu kovalayıp, onun da sizi kovalamasına izin verirseniz kedinizi çok mutlu etmiş olursunuz. Yorulduktan sonra oynamayı bırakıp kucağınızdan inmediği ve huzurla mırıldadığı o anların tarifi yoktur.

Tekrar tek başına yapacağı oyun aktivitelerine dönersek; hemen hemen hiçbir masraf yapmadan kedinizin oyun oynarken çok mutlu olacağı materyaller hazırlayabilirsiniz. Bütün kedilerin çok güçlü bir işitme sistemleri vardır. Herhangi bir poşet hışırtısı onların dikkatini inanılmaz bir ölçüde çeker. Çıkan en küçük desibeldeki sesler bile aşırı bir merak uyandırır. Birkaç naylon poşeti birbirine bantlayıp ona verdiğinizde; her pati darbesiyle oluşan hışırtı sesine sahip olan o naylon top halı üzerinde yuvarlanmaya başladıktan sonra daha büyük bir kovalamacayı başlatacaktır. Kediniz kendisini öyle bir kaptırır ki; bir bakmışsınız sizin izlediğiniz film bitmiş ama o oynamayı bitirmemiştir. Az önce söz ettiğim gibi bu süre içerisinde hem sporunu yapmış olur hem de eğlenmiş olur. Ciddi anlamda spor yapar. Yuvarlanırken arada sırada o naylon topu ön patileriyle tutup, arka patileriyle ittirir. Bu anı dikkatli seyredin. Arka ayaklarıyla yaptığı bu hareket ciddi bir bacak egzersizidir. Naylon poşetlerden yapmış olduğunuz top, her zaman için en eğlenceli oyun zamanlarından birini oluşturacaktır. Hijyen için o naylon poşetlerin temiz olduğuna dikkat edin ve her oyundan sonra ertesi gün yenisini hazırlayın.

Bir başka masrafsız oyun ritüeli de karton çantalardır. Alışveriş merkezlerinde rahatlıkla bulabileceğiniz bu karton çantalardan büyük ebatlarda olanlar kediniz için çok eğlenceli bir oyuncak olacaktır. Eve geldiğinizde o çantaların iplerden oluşan tutma kısımlarını kesip çıkarın. Bu sayede oynarken kedinizin başına dolanma tehlikesini ortadan kaldırmış olacaksınız. İpleri kesip çıkardıktan sonra karton çantayı salonun ortasına bırakın ve kediniz o çantaya anında teslim olsun. Kaç kere içine girip çıktığını sayamazsınız bile. Koşarak içine girip çıkacak ve onu ittire ittire tüm salonu hatta belki diğer odaları da dolaşacaktır.

Unutmadan bu imkanları ona sağlamak bir yana, oynarken ona eşlik etmeniz de çok önemlidir. Birlikte kovalamaca oynadığınız ya da bir sopanın ucunda sallandırdığınız (bu oyuncağı da pet shoplarda rahatlıkla bulabilirsiniz) ip vb. şeylerle onun bir basketbolcu gibi ribaunda çıktığı anlar kedinizin psikolojik sağlığı için gerçekten önemlidir. Birlikte geçirdiğiniz vakit sadece onu sevdiğiniz, tüylerini taradığınız ya da mamasını verdiğiniz anlardan ibaret olmamalıdır. Oynadığınız aralıkları uzun periyotlarda tutarsanız siz farkında olmadan stres ve Allah korusun stres beraberinde oluşacak hastalıklar kedinizin başına gelebilir. İlerlemiş yaşı olan kedilerde ilgi gösterdiğiniz zaman aralıkları çok uzun periyotlara dayanmamalıdır. Mümkünse her gün, değilse en azından gün aşırı muhakkak onunla birlikte oyun oynayın. Kediniz kaç yaşına gelmiş olursa olsun, onun sizin için her zaman bir evlattan, bir çocuğunuzdan farksız olmadığı gerçeğini unutmayın. Çünkü o yaşamı boyunca sizi bir anne ve baba olarak görecektir.

Yeni bir sayı da görüşmek dileğiyle. Tüm kediciklere ve onların güzel ailelerine selamlar, sevgiler.

OSMAN ÇELİK

Bana twitter üzerinden ulaşabilirsiniz.

© Bu sitede bulunan tüm yazılar Kültür Bakanlığının 2564-7350 ISSN numarası ile koruma altındadır. Kopyalama yapılamaz, çoğaltılamaz ve kaynak gösterilse dahi yazının tamamı ya da bir kısmı yayınlanamaz.

Yazarın Diğer Yazıları


Kedilerde Uyku Düzeni
Kedilerde Kafes ve Veteriner Korkusu
Kediler ve Oyun
Kedilerde İştah ve Yeme Bozuklukları
Kedilerde Davranış Kültürü
Kedilerde Arkadaş Edinme
Sarman
Siyam Kedileri
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir