Loading...
Osman ÇelikSayı 10

Kedilerde Uyku Düzeni

Yeni bir sayıdan tekrar merhaba sevgili Evcilce okurları. Bu derginin sayfalarında uzun süredir beraberiz. Sadece kediler üzerine yazılarım olsa da hepimiz gibi ben de tüm hayvan dostlarımızı seviyorum. Kedilerin hayatımda olduğu kadar su altındaki yaşam da ömrümün uzun bir bölümünde benimle birlikteydi. Akvaryum kurulumları ve tatlı su ile başlayan merakım 12 yılın sonunda hayatımı kazanmak için hangi işi yapıyor olursam olayım günlük hayatımda başka hiçbir şeye kanalize olamadığım gerçeğini bana gösterdi. Ondan sonra akvaryum ve tatlı su canlılarına dair tüm merakımı; başta yakın arkadaşım ve dergimizin değerli yazarlarından Refet Ali Yalçın’ın ve diğer tüm yazar arkadaşlarımın yazılarını okuyarak gidermeye çalıştım. Bu süre içinde de iki kedim oldu. Her ikisinin de yaşamıma girişleri beklemediğim anlarda birer mucize olarak gerçekleşti. Geçtiğimiz sayılarımızda onlardan size çok bahsettim. Bu sayıda da size aktardığım izlenime dayalı sonuçlar ve düşüncelerin odak noktasında evimde 11 yaşına basmak üzere olan Siyam kızım Çöl ve iş yerimde 7 yaşında olan Sarman oğlum Übeyt var.

Bu sayımızda ele aldığım konu aslında uzun süredir yazmak istediğim bir konuydu. Ama sadece araştırmalarımla oluşan bir makale olmasını istememiştim. Daha çok sayıda kedileri gözlemleyerek kendi edindiğim sonuçların ve düşüncelerin de metinde yer almasını istediğim bir çalışma olmasını istiyordum. Bu sebepten şu an da okumakta olduğunuz yazının yazılma süreci birçok kez ertelendi. Daha da beklemek istiyordum fakat derginin yayınlanma aşaması yaklaştıkça ve ben de başka bir konu seçemediğim için; tamamen aylarca ertelediğim kedilerin uyku düzeni, rüya görme vb. davranış şekillerine dayanan bu konuya odaklanmaya karar verdim. Umarım hazır olmasını daha sonraya bıraktığım ve sizlerle daha erken buluşan bu yazımı beğenirsiniz.

Tüm hayvan tür ve varyetelerinin içinde en vahşi olanlarına kadar kedigillerin yaşam biçimleri, davranış şekilleri her zaman ilgimi çekmiştir. Bütün belgeselleri büyük bir öğrenme isteğiyle izlerim. Bütün kedilerin biz insanlar gibi birer karakterleri var. Ben her zaman onların her hareketinde ortak içgüdüsel düşüncelerini ve hangi sebeple hareket ettiklerini öğrenmeye odaklandım. Biz insanlar başta olmak üzere tüm canlıların sağlıklı birer yaşam sürebilmeleri için en önemli unsurlardan biri uyku düzeninin doğru bir şekilde işlemesidir. Kedilerin de aynı şekilde bedensel ve ruhsal gelişimleri için düzenli ve sağlıklı periyotlarda uyku uyumaları gerekmektedir. Bizlere kıyasla daha çok uyku uyurlar. Günde 16 – 18 saat arası uykuya ihtiyaç duyarlar. Bu da ortalama ömürlerinin % 60’ını uyuyarak geçirdiklerini gösterir. Kedilerin neden bu kadar çok uyku uyuma isteği içinde bulunduklarına dair bilimsel bir sonuca varılamamıştır. Ama tüm davranış bilimcilerin, veteriner hekimlerin ve bu küçük dostlarımıza gönül vermiş biz pet sahiplerinin ortak görüşleri doğrultusunda çıkan sonuçlar; yüksek enerjiye sahip olmaları, etkili sıçrama kabiliyetleri ve avcı özelliklerinin yaşadıkları süre boyunca gelişim sağlaması içindir. Tüm bu özelliklerin sürdürülebilmesi için sağlıklı bir uyku düzenine sahip olmak kediler için de oldukça önemlidir.

Yukarıda bahsetmiş olduğum uyku saatleri sürekli değildir. Yani 24 saat içinde 16 saat çeşitli aralıklara bölünmektedir. Ayrıca bu sürelerin çoğunda kedimizin tam anlamıyla uykuya daldığını da söyleyemeyiz. Derin uykuya geçmeden önce etrafındaki sesleri uyku esnasında da duyabilir ve aynı şekilde koku da alabilirler. Birçok yazımızda size bahsettiğimiz gibi; bireysel karakterlerinden öte tür ve ırklara göre de ayrılan genel geçer davranış farklılıkları vardır kedilerimizin. Hiperaktif kedilerin uykuya daldıklarında adeta baygınmış gibi uyudukları söylenir. Bunu birçok yerde okudum ve etrafımdaki hayvansever arkadaşlarımdan da bizzat duydum. Çok hareketli kedisi olan yakınlarım sanki komadaymış gibi uyuduklarını söylemişlerdi. Kendi kedilerimin ikisi de yapı olarak çok sakin türler. Birazdan onlara dair örneklemelere geçeceğim ama önce bire bir gözlemlediğim başka bir olaydan bahsetmek istiyorum. Bir keresinde bir arkadaşıma misafir olduğumda onun 8 aylık Tekir kedisi Şeker’in hareketlerini inceleme fırsatım oldu. Tam anlamıyla bir oyun meraklısı. Oyunlardan sonra siz yorulup bir köşeye çekildikten sonra bile elinizi kolunuzu ya da bacağınızı, kısacası sizi gözüne kestirip avcı pumalar gibi uçar adımlarla yaptığı oyun saldırıları ile bütün akşamı tamamlayan bir kedi ile tanışmıştım. Kediler gerçekten o kadar harikulade canlılar ki; herhangi bir kediyle 1 saatten fazla iletişim halinde olduğunuzda bunun farkına varıyorsunuz. Evde ki kedim Çöl benimle birlikte bir basketbol maçını ya da bir filmi sonuna kadar izler. Tekir Şeker’in asla böyle TV izlemediği gibi size de izlettirmediğini görmüştüm. Gecenin sonunda hafızamdan hiçbir zaman silinmeyecek bir olaya tanık oldum. Uyumak için kalkıp, ışıkları kapattığımızda Şeker’in olduğu yere yığılıp aniden uyku pozisyonuna geçtiğini gördüm. Işığı tekrar açtım ve hemen kalktı. Kapattığımda yine uyku pozisyonuna geçip uzandı. Yeterli vaktim ve imkanım olsa tamamen bu hareket üzerine derin bir araştırma yapıp bir yazı yazmak isterdim. Karşılaştığım bu sahne; kulaktan dolma ya da okuduğum yerlerde hiperaktif kedilerin baygın biri gibi uyuduklarının sağlamasını yapmıştı kafamda.

Birazda kedilerimizin uyumak için tercih ettiği yerlerden söz edelim. Şimdi anlatacaklarım tamamen kendi kedim Çöl’de tecrübe edindiğim detaylardan oluşmaktadır. Yaz ya da kış fark etmez, Çöl her mevsim her vakit benim yanımda uyur. Eğer sizin kedinizde sizinle birlikte uyuyorsa bu size güvendiğinin ve sizi gerçekten çok sevdiğinin bir başka kanıtıdır. (Eski sayılarımızdan hatırlarsanız size kafa atması ve yalaması da sizi çok sevdiğinin kanıtları) Hiçbir zaman onu yannızdan ayırmayın. Uyurken onu yanınızda istemediğinizi belirtecek herhangi bir hareketiniz onu psikolojik olarak kötü etkileyecektir. Çünkü kediniz o evin bir ferdi ve sizin bir parçanız gibi ailenizden biri olduğunu ve sizinde sadece onu evin kedisi olarak görmediğinizi aynı hisleri paylaştığınızı düşünüyor. Mutlaka evinizde sadece kedinize ait bir yatak vardır. Ama o orada yatmak yerine ya sizin yanınızı ya da evin içinde olmadık yerlerde uyumayı seçer. Çoğu zaman güneşi direk gören pencere kenarlarını ya da yüksek yerleri de seçebilirler. Daha önceki sayılarımızda da söylediğim gibi kediler güneş banyosuna bayılırlar. Yine de çok kullanmasa da evinizdeki ona ait o yatak kedinizin özel bir eşyası gibidir. Ben kendi kedimin yatağını kullanmadığını düşünerek evde ki yerini değiştirmiştim ama o buna tepki vermişti. Muhakkak çoğu zaman kullanmasa da kendine ait bir yeri olduğunun hissine sahip oluyorlar. Eminim gündüzleri kedim, gece kullanmadığı o yatakta uyuyor. Çöl çok sakin bir karakter yapısına sahiptir. Kediler biraz sahiplerine benzer. Çöl’ün de uykusu benim gibi hafiftir ve en ufak bir çıtırtıda uyanır. Bu yüzden hiçbir zaman onun rüya gördüğüne şahit olmadım. Sanırım derin uykusuna gündüz ben evde yokken geçiyor.

Rüya detayı aslında burda sadece bir paragrafla anlatmak istediğim bir konu değil ama yine de elimden geldiğince bahsedeceğim. Bu konu üzerine tanımlanmış kedi hareketlerini de iş yerimdeki kedim Übeyt’te gözlemledim. Fransız nörobiyolog ve deneysel tıp uzmanı Michel Jouvet, araştırmaları sonucu kedilerin kesinlikle rüya ve kabus gördüklerini kanıtlamıştır. Ama rüyalarının nasıl olduğu, rüyalarında ne gördükleri bilinmemektedir. Bunu anlamanın çok zor olduğunu düşünmüyorum. Siz de benim gibi basit bir sonuç olarak sahiplerini ve günlük hayatta yaşadıklarına dair bilinçaltlarına yerleşen olayları gördüklerini düşünüyorsunuz diye tahmin ediyorum. Söylediğim gibi biz kedi sahiplerine göre bunu tanımlamak çok zor olmasa da ne yazık ki onların rüyalarında ne gördüklerine dair bilimsel bir geçerlilik yok. Michel Jouvet’e ve biz pet sahiplerine göre kedilerimiz rüya görüyorlar. Onların rüya gördüklerini çeşitli hareketlerini gözlemleyerek fark edebilirsiniz. Derin derin nefes alıp verişleri, ön patilerini ileri geri hareket ettirmeleri onların o esnada rüya görüyor olduklarını gösterir. Bunları iş yerimdeki kedim Übeyt’te bire bir gözlemlerken bu kalıpların dışına çıktığını bile tanık oldum. Kısmi pati hareketlerinin daha fazlasını ve derin derin, uzun uzun nefes alıp verişlerinin daha oktavlısını görmek gibi. Hatta o anlardan birini cep telefonumla kayıda alıp sosyal medya üzerinden paylaşmıştım. Aldığım yorumlar doğrultusunda birçok arkadaşım da benim gibi kedimin o an rüyasında ne gördüğünü bilmek için meraktan çıldırmışlardı. Sarman kedim Übeyt’in bu doğal hareketi insanların tepkisini çekmişti. Herkes mesaj göndererek bu doğa olayının onlarda uyandırdığı merak, ilgi ve sevgi hisleri doğrultusunda bana görüşlerini yazmıştı. Yine önceki sayılarımızda birçok kez bahsettiğim bir cümle ile bu paragrafı tamamlamak istiyorum. Eğer evinizde bir kedi besliyorsanız, her zaman canlı yayında bir belgesel izleme şansına sahipsiniz.

Uyku saatlerine geçersek biz insanlardan farklı olarak değişik zaman dilimlerinde uyuduklarını görürüz. Avcılık yetenekleri içgüdüsel olarak ortaya çıkar ve kedilerimiz her gün doğumunda ve gün batımında uyanıktırlar. Çünkü günün en rahat avlandıkları zaman periyotları bu dönemlerdedir. Yani kediler genel geçer bilgilerde söylendiği gibi ne kadar tembel olurlarsa olsunlar sabahları erkenden kalkan canlılardır. Bütün kediler dünyaya geldikleri ilk iki yıl boyunca birer çocukluk ve gençlik dönemi geçirirler ve bir çocuk ne kadar hareketliyse onlarda öyledir. Bu hiperaktif dönem çoğu kedi de yetişkin olduğu zamanlarda da devam edebilir. Bu yüzden bu karaktere sahip kedilerimizin gündüz derin uykuya geçmelerine mümkün olduğunca müsade etmez isek akşam sizle geçirdiği vakitten sonra da uyuma isteği ortaya çıkacaktır. Bu sayede siz de uyku vaktiniz geldiğinde tüm gün dinlenmiş ve gece saatlerce koşturup oynayan kedinizle yorgunluğunuzun üstüne yorgunluk eklemekten kurtulmuş olursunuz.

Evcilce Dergisi çıktığı ilk sayıdan bu yana bu sayfalarda sizlerle deneyimlerimi paylaşıyorum. Yazılarımın çoğu kendi izlenimlerimden ortaya çıkmış makalelerdir. Bu ay ki yazıyı yetiştiremeyeceğimi düşünürken, aslında uzun süredir yazmakta olduğum şu an okuduğunuz Kedilerde Uyku Düzeni isimli yazımı bitirmeye odaklandım. Sadece 3 farklı kedi gözlemledim bu yazıyı yazarken. O yüzden ilerleyen sayılarımızda bu yazının devamı gelebilir. Şimdilik hoşçakalın, yeni bir sayıda yeni bir konu ile görüşmek dileğiyle.

OSMAN ÇELİK

Bana twitter üzerinden ulaşabilirsiniz.

© Bu sitede bulunan tüm yazılar Kültür Bakanlığının 2564-7350 ISSN numarası ile koruma altındadır. Kopyalama yapılamaz, çoğaltılamaz ve kaynak gösterilse dahi yazının tamamı ya da bir kısmı yayınlanamaz.

Yazarın Diğer Yazıları


Kedilerde Uyku Düzeni
Kedilerde Kafes ve Veteriner Korkusu
Kediler ve Oyun
Kedilerde İştah ve Yeme Bozuklukları
Kedilerde Davranış Kültürü
Kedilerde Arkadaş Edinme
Sarman
Siyam Kedileri
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir