Loading...
Armağan Yücel ŞahinSayı 10

Neolamprologus brevis

Merhabalar,
Bu sayıda, Tanganyika ve özellikle kabukçul türleri ile olan hobi hayatımda büyük bir önemi olan bir türe ait tecrübelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Aslında beslediğim bütün türler benim için birbirinden değerli ve severek beslediğim türler. Bu türü diğerlerin ayıran özelliği benim için kabukçul maceramda ilk olması. Türümüzün bilimsel adı Neolamprologus brevis, hobide brevis adını kullanıyoruz.


2009 yazında Refet Ali Yalçın’ın hediyesi 6 adet genç brevis, beslediğim ilk kabukçul türüydü. O zamanki tecrübem o yazda sınırlı kalsa da 2016 yazından beri elimde neredeyse her zaman bulunan bir tür oldu. Yüzlerce ürettim, sattım, elden çıkardım, tekrar edindim. Şahsına münhasır karakteriyle beslemekten büyük keyif aldığım bir tür. Bütün kabukçul türlerinde olduğu gibi dişi ve erkek arasında boy farkı var, erkek dişiden neredeyse 2 kat daha büyük. Erkekler maksimum 5-6 cm boya ulaşırken dişiler maksimum 4 cm boya ulaşırlar. Onları diğer kabukçullardan ayıran asıl özellikleri üreme stratejileri. Kabukçul türleri üreme stratejisi olarak koloni (multifasciatus,similis vb.) veya harem(ocellatus,ornatapinnis vb.) kurarken brevisler tek eşli olan tek kabukçul türüdür. Bunun sebebi doğal ortamlarında diğer türlerden ve kendi türlerindeki bireylerden izole bir yaşam sürmeleri. Bu yüzden potansiyel eş adayı iki birey doğada birbirlerine rastladıklarında eş tutarlar ve aralarında kuvvetli bir bağ vardır. Ayrıca diğer kabukçul türlerinde koloni, harem içindeki her bireyin kendine ait bir kabuğu varken brevislerde erkek ve dişi aynı kabuğu paylaşacak şekilde evrimleşip tek bir kabuğu paylaşırlar. Kabuğun içiyle dişi ilgilenirken, dışarıya karşı tehditlerden korumak erkeğin görevidir. Tehdit eden canlının boyu ne olursa olsun erkek şiddetle koruyacaktır, bu tehdit sizin eliniz, kolunuz da olabilir. Su değişimleri sırasında az elektrik çarpma hissi yaşatmadılar bana :). Bu tek eşli üreme stratejilerine rağmen akvaryum ortamında bir erkeğin birden fazla dişiyle çiftleşip harem kurduğu da gözlemlenmiştir.


Brevisler, doğada Tanganyika Gölü’nün neredeyse bütün kıyı kesimlerinde görülmektedir. Nispeten derin bölgelerde bulunurlar. Yukarıdaki paragrafta bahsettiğim üzere diğer türlerden daha izole bir şekilde yaşarlar. Diğer türlerin bulunduğu bölgelerde kabuk sayısı daha fazla iken brevislerin habitatında birkaç kabuk vardır.
Doğada akıntının onlara doğru sürüklediği küçük kabuklular ve böcek larvaları ile beslenirler. Kabuğunun civarından ayrılmadığı için pek avcı bir tür değildir, koruduğu kabuk çevresi etrafındaki küçük su canlıları ana besinleridir. Akvaryum ortamında ise canlı, dondurulmuş ve kuru yemleri kabul ederler. Yem konusunda bazen seçici olabiliyorlar. Çeşitli yemleri deneyerek zamanla hangilerini yiyorsa ona göre bir beslenme düzeni oluşturulabilir. Artemia (canlı veya dondurulmuş) ve dondurulmuş ufak karides yemlerini (mysis vb.) tavsiye ederim.


Tek tür olarak beslenmek isteniyorsa minimum 30×30 cm taban alanına sahip bir akvaryum işe yarar(Ben kabukçul türleri beslerken kare şeklindeki akvaryumları tercih ediyorum, çünkü yüzücü türler olmadıkları için uzun boylu akvaryum kullanmanız şart değil). Bu akvaryumda kullanacağımız en önemli dekorasyon malzemeleri ince taneli ve açık renkli bir kum ve uygun boyda birkaç kabuk olacak. Kabukçul türlerinin tamamının kum kazma alışkanlıkları olduğu için ince taneli kum kullanmaya özen gösterin. İri boyda birkaç kabuk yeterli olur, brevislerde hem erkek hem dişi tek bir kabuğu kullandığı için kabuk tarlası görüntüsü vermeniz gerekmez. En uygun kabuğu seçerler ve genelde diğer kullanılmayan kabukları gömerler. Kayalık bölgelerde yaşayan bir tür olmadığı için kayalık saklanma alanlarına ihtiyaç duymazlar ama yine de dekoratif görünmesini istiyorsanız hacmi çok fazla daraltmayacak boydaki taşları, kayaları kullanabilirsiniz. Karma akvaryumda bakmak isterseniz, yeterli alan ve optik engeller olduğu sürece pek çok Lamprologini, Julidochromis ve Cyprichromis türü ile uyumludur. Dar alanlı akvaryumlarda diğer türlerle ağır yaralanmalarla sonuçlanan sert kavgalar edebilirler. Unutmayın, bütün Lamprologini türleri bölgecidir. Akvaryumun içinde suyu berrak tutan iyi bir filtrasyon sistemi sağlıklı yaşamaları için gereklidir. Su değerleri olarak 23-27°C sıcaklık, 7,5-9,0 arası pH, 8-25°H arası sertlik uygun olacaktır.


Uygun ortam sağlandıktan sonra üremeleri son derece kolaydır. Dişi yumurtaları kabuğun içine bıraktıktan sonra yavrular çıkana kadar kabuktan neredeyse hiç ayrılmaz. Bu sırada erkek kabuğun etrafını korur. Yavrular yaklaşık 24 saat sonra yumurtadan çıkarlar ancak kabuğu terk etmeleri 7-10 günü bulur. Kabuğu terk ettikten sonra bir daha geriye dönmezler ve ebeveynlerin görevi yavrular kabuğu terk ettikten sonra biter. Yavrular ilk başta çok ufak oldukları için anne ve babanın pek dikkatini çekmez ancak büyüdükçe anne ve babası tarafından bir sonraki batın için tehdit olarak görülecek ve saldırıya uğrayacaktır. Bu yüzden yavrular kabuğu terk ettikten sonra veya çok az boylandığında ana akvaryumdan ayrılmalıdır. Kabuğu terk ettiklerinde artemia yiyecek boydadırlar.
Genel olarak baktığımızda Neolamprologus brevis, kendine özgü davranışları ve nispeten az olan bakım ihtiyacıyla Tanganyika ve kabukçul türlerine başlamak isteyen hobiciler için oldukça uygun bir türdür. Umarım bu güzel türle yolunuz kesişir ve sizin de keyifle bakacağınız, güzel tecrübeler kazanacağınız bir tür olur. Görüşmek üzere, keyifli hobiler…

Armağan Yücel ŞAHİN

© Bu sitede bulunan tüm yazılar Kültür Bakanlığının 2564-7350 ISSN numarası ile koruma altındadır. Kopyalama yapılamaz, çoğaltılamaz ve kaynak gösterilse dahi yazının tamamı ya da bir kısmı yayınlanamaz.

Yazarın Diğer Yazıları


Neolamprologus brevis
Neolamprologus Buescheri
Beta Kompleksleri
Tanganyika’nın Kribensisleri : Lamprologus signatus
Alternatif Brichardi-Neolamprologus Helianthus
Cep Herkülleri : Tanganyika’nın Kabukçulları
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir