Loading...
Osman ÇelikSayı 2

Sarman


Kediler yaşadığımız dünyanın en ilgi çekici canlılarıdır. Geçtiğimiz sayımızda size 8 yıllık can yoldaşım Çöl’ü anlatmıştım ve onun sayesinde Siyam kedilerinin karakter özelliklerinden bahsetmiştim. Yeni sayımızda ise dünya da çok popüler olan, hemen hemen bütün ülkelerde beslenen ve bulunduğu her yer de soyunu devam ettirmiş bir tür olan Sarmanları anlatacağım.

Tür demek ne kadar doğru olur bilmiyorum çünkü Sarman kabul edilmiş bir ırk olarak geçmez. Bu kedilerin tüylerinin renginden dolayı bizim ülkemizde türemiş bir sözcüktür Sarman. İngilizce de “ginger cat – turuncu kedi” olarak tanımlanırlar. Aslında tekir kedilerden çaprazlama olarak yayılmışlardır tüm dünyaya. Bu nedenle onları bir ırka ait sınıfa sokacaksak tekir varyetesi demek doğru olur. Yine de bu kuramın yanlış olduğunu düşünüyorum. Aslında kedileri ırklarına göre sınıflandırmaya da karşıyım, sonuçta kedi kedidir ve bütün kediler harika özelliklere sahiptir. Ancak Sarman’ların bir ırk olarak kabul edilmeyip Tekir varyetesi olarak gösterilmesi bence doğru değil. Hayatımın son 10 yılını kedilerle bir arada geçirdim ve halen onlarla bir hayatı sürdürüyorum; karakteristik olarak bir tekir kedi ile bir sarman kedinin tamamen aynı özelliklere sahip olduğunu söyleyemem.

İşyerimde baktığım 9-10 yaşlarında çok güzel bir erkek sarmanım var. Sarman kedilerinin bütün karakter özelliklerini onda gözlemliyorum. Adı Übeyt ve yaklaşık 9,5 – 10 kg. ağırlığında. Sarmanlar içgüdüsel olarak çok tembel kedilerdir. Bıraksanız günde 16 saate kadar uyku uyuyabilirler. Bizim kedimiz Übeyt’te, kısırlaştırma ameliyatından sonra hormonlarının az çalışmasından dolayı kilo alan her hayvan gibi fazlasıyla kilo sahibi oldu. Bu genetik özelliğe sarmanların çok tembel ve hareketsiz oluşu da eklenince fazla kilolu kediler sınıfında yaşamını sürdürüyor şu an.

Günümüzde yapılan araştırmalara göre yeryüzünde yaşayan her 100 sarman kedinin 80’i erkek. Bence sadece bu özellikleri bile onları eşsiz bir ırk sınıfına sokmaya yetiyor. Hangi ırka mensup olursa olsun, erkek kedilerin belirgin birer baskın kişilik özellikleri vardır. Sarman kediler de genellikle erkektir ve bu tanımın aksine çok sakin bir yapıya sahiptirler. Ayrıca aşırı duygusaldırlar. Sarmanlar sizi can kulağıyla dinleyen çok iyi birer dinleyicidirler. Eğer bir Sarman kedi sahibi iseniz; hiçbir zaman kendinizi yalnız hissetmezsiniz. Üstelik dişi bir sarmanınız varsa, harika bir karakter sahibi olmasının yanı sıra aynı zamanda çok ender bulunan bir kedi sahibisiniz demektir.
Dünyanın en sevecen kedilerinin onlar olduğunu söyleyebilirim. Şimdiye kadar gördüğüm ve gözlemlediğim hiçbir sarman da bunun tersi bir durumla karşılaşmadım. İşyerinde yaklaşık 1 yıldır baktığım kendi kedim ve karşılaştığım diğer tüm sarmanların hepsi birer melek gibi. Kendilerini sevdirmeye bayılıyorlar ve insanlara çok bağlılar. Bu özellikleri onları dünya da fenomen yapan özelliklerinin başında geliyor. Yukarıda bahsettiğim gibi sarmanlar çok hareket eden kediler değildirler. Rahatlıklarına düşkündürler. Bütün bunların yanında yemek yemeyi her şeyin üstünde tutarlar. İştahları hiçbir zaman tükenmez. Onları kolay kolay doyuramazsınız, mama ve yemek ayırt etmeden her şeyi yerler. Kedim Übeyt’in de sarmanlara ait bu yoğun iştah özelliğini fazlasıyla taşıdığını resimlerde görüyorsunuz. TV’de bir çizgi dizi karakteri olan Garfield’da, tembelliği ve boğazına olan düşkünlüğüyle tamamen sarman kedilerinin tüm özelliklerini ekranlara yansıtan bir yapımdır.

Evinizde bir hayvan beslemek, ona yuvanızı açmak ve hayatınızı onunla paylaşmak sizi ruhsal olarak her zaman bir huzur içinde tutar ve yaşamınız boyunca bu huzurlu yaklaşımı yaptığınız her işte hissedersiniz. Eliniz de tuttuğunuz bu dergide, diğer yazar arkadaşlarımın yaptığı çalışmalar ve kaleme aldıkları yazılarını okuyunca bunun nasıl hissettirdiğini daha yakından fark ediyorsunuz. Ben kısaca şöyle bir tanımlama yapabilirim. Bu eşsiz deneyimin sadece kedinize mamasını vermek ya da kumunu temizlemek gibi sorumluluklardan ibaret olmadığını, bunun çok üstünde ve ötesinde bir his olduğunu ve yaşadığınız karşılıklı sevgi ile bu sorumlulukların aslında sorumluluk gibi hissettirmediğini, yaşamınızın ta kendisi olduğunu bir sarmanı sahiplendiğinizde anlıyorsunuz. Size sadece sarman sahiplenin demiyorum. Sahiplenmeye muhtaç olan her kediyi sahiplenin. Yine aynı duyguları yaşadığınızı göreceksiniz. Rönesans dönemi sanatçılarından Leonardo Da Vinci’nin çok sevdiğim bir sözü vardır. “Kediler doğanın başyapıtıdır.” Bu yazım da sarmanların doğal özelliklerinden söz ettim ama her bir sarmanın ya da başka türe ait her bir kedinin aynı insanlar gibi birey olarak kendilerine özel eşsiz birer karakterleri vardır ve siz onlardan birine yuvanızı açtığınızda, onu keşfetmeye başladığınızda hayatınızın en değerli yolculuklarından birine çıkmış olursunuz.

Kendi sarmanıma işyerinde baktığım için biraz önce söylediklerimin tezat oluşturduğunu düşünebilirsiniz. 1 yıl önce onunla yollarımız kesişti. Evime aldım onu fakat geçtiğimiz sayımız da bu sayfalara konuk olan Çöl hanım ile anlaşamadılar ve işyerime geri dönmek zorunda kaldı. Gece gündüz çalıştığım yerde kalmaya devam etti. Bir başkası tarafından sahiplenilmesini beklediğim süre içinde onunla aramızdaki bağ çok daha güçlendi ve birbirimizin hayatındaki en büyük parçalardan biri olduk. İşyerimize gelip giden herkesin sevdiği bir kedi oldu. Ben onu nasıl sahiplendiysem o da beni ve iş arkadaşlarımı aynı şekilde sahiplendi. Şu an yaşadığı hayattan memnun olmasa ve bizi sevmese zaten bırakıp giderdi ama bizi hiç bırakmadı. Biz de ondan vazgeçemedik tabi ki.

Mükemmel bir karaktere sahip küçük bir arkadaşım var çalıştığım yerde. Her gün tebessümlerle ve karşılıksız sevginin verdiği tarifsiz bir huzurla başlıyorum güne; onun yanında. İzin günümde diğer arkadaşlarım onunla ilgileniyorlar. Çalışmadığım günlerde onu özlüyorum. Acaba iyi mi, karnı tok mu vs. düşünceler aklımı kaplıyor. Onun da beni özlediğini biliyorum. Çoğu izin günüm de başka bir plan yapmadığım zamanlarda mutlaka yine onu ziyarete gidiyorum. Beni görünce çok mutlu oluyor. Her gün ilk karşılaşmamızda mutlaka koşarak yanıma geliyor ve dakikalarca sevdiriyor kendisini bana. Mırıl mırıl bir mutluluk içinde o anın bitmesini hiç istemiyor. İşte o birkaç dakika, beni ruhen öyle bir dinlendiriyor ki; bambaşka bir enerji ile başlıyorum güne.

Bu sayımız da ki yazının sonunda sarmanlarla ilgili birkaç özellikten daha bahsetmek istiyorum. Kedilerin duygularını ifade ettikleri çeşitli hareketleri vardır. Mutlu oldukları zaman kuyruklarını sallarlar ve mırlarlar. Bakıştığınız esnada size göz kırptıkları an “seni seviyorum” demiş olurlar. Onu sevdiğiniz anlarda patilerini açıp kapatırlar, bu pati açıp kapama da kuyruk sallama ve mırlama gibi o an mutlu olduklarını belirttikleri başka bir harekettir. Tüm bunları bir sarman kedi de yoğun olarak görebilirsiniz. Çünkü onlar her bir kediden daha çok kendilerini sevdirmeye bayılan canlılardır. Bir sarmanla tanıştığınızda bunu göreceksiniz. Eğer bir sarman besliyorsanız bunları zaten bire bir yaşıyorsunuz.

Fırsat buldukça bu sayfalarda sizlerle olmaya devam edeceğim. Tüm hayvanseverlere ve küçük dostlarımıza selamlar.

OSMAN ÇELİK

Bana twitter üzerinden ulaşabilirsiniz.

© Bu sitede bulunan tüm yazılar Kültür Bakanlığının 2564-7350 ISSN numarası ile koruma altındadır. Kopyalama yapılamaz, çoğaltılamaz ve kaynak gösterilse dahi yazının tamamı ya da bir kısmı yayınlanamaz.

Yazarın Diğer Yazıları


Kedilerde Uyku Düzeni
Kedilerde Kafes ve Veteriner Korkusu
Kediler ve Oyun
Kedilerde İştah ve Yeme Bozuklukları
Kedilerde Davranış Kültürü
Kedilerde Arkadaş Edinme
Sarman
Siyam Kedileri
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir